Malul Kime Denir ?

Simge

New member
Malul Kime Denir?

Malul, Türk hukukunda ve tıbbi terminolojide sıklıkla karşılaşılan bir terimdir. Ancak bu terimi doğru anlamak, hem hukuki hem de sağlık açısından doğru bir şekilde değerlendirmek önemlidir. Malul, çeşitli nedenlerden dolayı bedensel veya zihinsel bir yeti kaybı yaşayan kişileri tanımlar. Bu kişiler, belirli bir süre boyunca iş gücünden yoksun kalabilirler ve bu durum hem sağlık hizmetleri hem de hukuki olarak çeşitli haklar doğurur. Peki, malul kime denir? Bu sorunun cevabını anlamak için, malullüğün ne olduğunu, nasıl tanımlandığını ve kimleri kapsadığını derinlemesine incelemek gerekmektedir.

Maluliyet Nedir?

Maluliyet, kişinin fiziksel veya zihinsel yeteneklerinde bir kayıp yaşaması sonucu, günlük yaşamını sürdürme ve çalışma kapasitesinde zorluklar yaşaması durumudur. Maluliyet, genellikle kaza, hastalık, sakatlık veya doğuştan gelen sağlık problemleri gibi çeşitli nedenlerle meydana gelir. Kişinin iş gücünü kaybetmesi, sosyal yaşantısında kısıtlamalar yaşaması ve yaşam kalitesinin düşmesi, maluliyetin en belirgin sonuçları arasında yer alır. Bu durum, bir kişinin normal yaşantısını sürdürebilmesi için gerekli olan becerileri kaybetmesi anlamına gelir.

Malul Kime Denir?

Malul, iş gücünü kaybeden ve bu kaybı tıbbi bir raporla belgeleyen kişiye denir. Maluliyet, doğrudan bir hastalık veya kaza sonucu olabilir. Örneğin, bir kişi trafik kazası geçirip bacağını kaybettiğinde, bu kişi malul sayılabilir. Aynı şekilde, ilerleyici bir hastalık sonucu organ kaybı yaşayan veya zihinsel işlevlerini kaybeden kişiler de malul kabul edilir. Türkiye’de, malullük durumu genellikle sosyal güvenlik kurumları tarafından tespit edilir ve bu kişilere çeşitli sosyal yardımlar sağlanır.

Maluliyetin hukuki açıdan tanımlanması, çoğu zaman kişinin çalışma yeteneği ile doğrudan ilişkilidir. Kişi, yaptığı işte belirli bir verimliliği gösteremediği zaman veya tamamen çalışamayacak duruma geldiğinde malul sayılır. Malullük, fiziksel ve zihinsel engellerin bir birleşimi olarak da karşımıza çıkabilir.

Maluliyetin Tıbbi ve Hukuki Tanımları

Maluliyetin tıbbi tanımı, kişinin fiziksel veya zihinsel işlevselliğinde yaşadığı kayıplar üzerinden yapılır. Kişinin bir organının kaybı, işlevsiz hale gelmesi veya ciddi bir sakatlık yaşaması gibi durumlar, maluliyetin tıbbi sebepleridir. Örneğin, felç geçirmiş bir kişi malul sayılabilir.

Hukuki açıdan maluliyet, iş gücünün kaybı üzerinden tanımlanır. Kişinin herhangi bir işte çalışamaması, ya da çalışabilmesi için özel düzenlemelere ihtiyaç duyması durumunda, o kişi malul sayılmaktadır. Türkiye’de malullük, Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’na göre belirlenir. Bu kanun, malullük tanımını yaparken, kişinin iş gücünü kaybetmesiyle ilgili bir oransal değer belirler. Örneğin, iş gücünde %60 veya daha fazla kayıp yaşayan kişiler malul kabul edilir.

Malul Kime Denir? - Maluliyet Türleri

Maluliyet, farklı türlerde olabilir. Kişinin yaşadığı sağlık problemi veya sakatlık durumu, maluliyet türünü belirler. İşte maluliyetin bazı türleri:

1. **Fiziksel Maluliyet:** Kaza, hastalık veya doğuştan gelen bir hastalık sonucu fiziksel işlevlerde kayıp yaşanması durumudur. Örneğin, trafik kazasında bacaklarını kaybeden bir kişi fiziksel malul kabul edilir.

2. **Zihinsel Maluliyet:** Beyin, sinir sistemi veya zihinsel sağlıkla ilgili bir durum nedeniyle kişinin normal düşünme, öğrenme ve karar verme yeteneklerinde azalma olması durumudur. Otizm, Alzheimer hastalığı ve benzeri zihinsel hastalıklar, zihinsel maluliyete örnek gösterilebilir.

3. **İş Gücü Kaybı Maluliyeti:** Kişinin bedensel veya zihinsel durumu, iş gücünü sürdürebilecek şekilde değilse, o kişi iş gücü kaybı malulü sayılabilir. Bu durum, genellikle iş kazaları veya iş yerindeki olumsuz koşullardan kaynaklanabilir.

4. **Sürekli Maluliyet:** Süreklilik gösteren ve iyileşmesi mümkün olmayan maluliyet türüdür. Örneğin, bir kişi geçirdiği kaza sonucu kalıcı bir engellilik durumu yaşıyorsa, bu sürekli maluliyet olarak kabul edilir.

Maluliyetin Sosyal Güvenlik ve Sigorta Sistemi Açısından Önemi

Maluliyetin, bir kişinin sosyal güvenlik hakları üzerinde büyük bir etkisi vardır. Türkiye’de, maluliyet durumu sosyal güvenlik sigortaları tarafından kapsam altına alınır ve malul kişilere belirli haklar sağlanır. Bu haklar, emekli maaşı, malullük ödeneği gibi çeşitli ödemeleri içerir. Malullük durumunda olan kişilerin bu ödemelere hak kazanabilmesi için tıbbi rapor almaları gerekmektedir.

Sosyal güvenlik sistemi, maluliyet durumunu belirlerken, kişinin iş gücünü kaybetme oranını da göz önünde bulundurur. İş gücü kaybı oranı ne kadar yüksekse, kişinin alacağı malullük ödeneği de o kadar yüksek olacaktır. Malullük maaşı, kişinin çalışamadığı sürece yaşamını sürdürebilmesi için belirli bir gelir kaynağı sunar.

Maluliyet Hangi Durumlarda Söz Konusu Olur?

Maluliyet, pek çok farklı durumda söz konusu olabilir. Bu durumlar genellikle şu şekildedir:

1. **Kazalar:** Trafik kazası, iş kazası veya evde meydana gelen kazalar sonucu bedensel ya da zihinsel hasar meydana gelmesi maluliyet durumunu oluşturabilir.

2. **Hastalıklar:** Kanser, kalp hastalıkları, felç, kaza sonucu sakatlıklar, sinir hastalıkları, Alzheimer hastalığı gibi hastalıklar maluliyetin temel sebeplerindendir.

3. **Doğuştan Gelen Hastalıklar:** Bazı insanlar doğuştan engelli olarak dünyaya gelir. Bu durum da maluliyet olarak kabul edilir.

4. **Yaşlılık:** Yaşlılıkla birlikte gelen fiziksel ve zihinsel gerileme de maluliyet olarak sayılabilir.

Sonuç

Malul, iş gücünü kaybetmiş, sağlık sorunları nedeniyle çalışma kapasitesinde azalma yaşayan kişilere verilen isimdir. Tıbbi ve hukuki açıdan maluliyet, kişinin yaşam kalitesini ve iş gücünü etkileyen bir durum olarak tanımlanır. Maluliyetin türleri arasında fiziksel ve zihinsel maluliyet, sürekli maluliyet gibi çeşitler bulunmaktadır. Maluliyet durumu, sosyal güvenlik ve sigorta sistemlerinde de önemli bir yer tutar. Bu kişiler, tıbbi raporlarla malullük durumlarını kanıtlayarak çeşitli sosyal haklardan faydalanabilirler.